Bugün Sabah Gazetesi'nde Ömer Taşpınar, ABD'deki sağlık sistemini yazmış. Sayın Taşpınar diyor ki:
Amerika'da Avrupa'da olduğu gibi bir sosyal devlet ve her vatandaşı kapsayan bir sağlık sigortası sistemi yok. 300 milyon vatandaşın 50 milyonu sigortasız. Aynı zamanda ABD dünyanın en pahalı ve en çok para harcayan sağlık sektörüne sahip. Bu sektörde inanılmaz rakamlar dönüyor. 14 trilyon dolarlık Amerikan ekonomisinde sağlık sektörü toplam rakamın yüzde 16'sını kapsıyor. Sadece kamu sektörü çalışanlarını kapsayan, emeklileri ve de en fakirleri içine alan sınırlı sağlık sigortası her yıl ortalama 50 milyar dolar açık veriyor. Bu gidişle devletin kendi çalışanları için sağladığı bu dar kapsamlı sigorta sistemi bile 2038 yılında iflas edecek gibi gözüküyor.
Birinci tespit 50 milyon kişinin sigortasız olduğu. Bir insanın sigortalı olmaması onun sağlık hizmeti alamayacağı anlamına gelmez. Peki sigortalı ile sigortasız arasındaki fark ne? Sigortalı kişi her ay sigorta şirketine ileride başına gelebilecek sağlık risklerine karşı kendini maddi anlamda güvenceye almak için belirli bir miktarlarda ödeme yapmaktadır. Yani bu kişi herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaştığında (sigorta poliçesinin kapsadığı) tedavi için eksta bir masrafta bulunmaz. Sigortası olmayan kişi ise sigorta şirketine para vermez ancak sağlık harcamalarını kendi karşılar.
Sağlık sigortasının zorunlu olduğu ve herkesten aynı primin alındığını düşünelim. Bu durumda sık sık sağlık harcaması yapmak zorunda kalan insanlar avantajlı olacakken, daha sağlıklı insanlar dezavantajlı durumuna düşer. Farzedin ki bir insan alkol ve sigara tüketimin yanında beslenmesine de hiç dikkat etmiyor ve spor yapmaktan bihaber, başka bir kişi de her yediği içtiğine dikkat ediyor, haftada üç gün spor yapıyor. Şimdi bu iki insanın aynı primi vermesi adil olur mu? İkinci kişinin verdiği primlerle birincinin sağlık harcamaları finanse edilir. Böyle bir sistemde ikincinin prim ödemek yerine acil durumlarda parasını çekebileceği bir finansal araca yatırım yapması daha mantıklı olur.
Sayın Taşpınar'ın ikinci tespiti ise sağlık sektöründe çok büyük rakamların dönmesi ve buna rağmen 50 milyon kişinin sigortasız olması. Yani sistem yazara göre verimsiz.
Acaba devlet nerede bireylerden daha verimli para harcamış merak ediyorum. Devlet 14 trilyon doların daha verimli bir şekilde harcanmasını nasıl sağlayacak? Kaldı ki devlet sağlık sektörüne el attığında ortada hala 14 trilyon dolar olacak mı?
Üçüncü tespit, sadece kamu çalışanlarını kapsayan sınırlı sağlık sigortasının her yıl ortalama 50 milyar dolar açık vermesi ve gidişata göre 2038 yılında iflas edecek gibi görünmesi.
Sınırlı bir haldeyken bile her sene 50 milyar dolar açık veren bir sistem herkesi kapsadığında ne kadar açık verecek acaba?
Güncelleme (10 Eylül): 50milyon olarak gösterilen sigortasız sayısı 30milyona düştü. (
kaynak)
Digg It!
Add to del.icio.us
Stumble This