27 Ekim 2009 Salı

Liberallere Sorular

Zaman'dan Ali Bulaç liberallere bazı sorular sormuş.

Serbest piyasa fetişizminin hüküm sürdüğü bugünün dünyasında devletler ekonomiye ne kadar müdahil? Zenginleri zengin kılan piyasa mı, başka şeyler mi? Mesela liberal ekonominin uygulandığı Amerika ve İngiltere'nin zenginliğinin arkasında liberal sınıfın başarıları, zekâsı, dahiyane fikirleri, ahlaki çabası mı var, yoksa bu devletlerin dünyada çıkarttıkları savaşlar mı? Son 200 senede patlak veren 500 savaşın yüzde 95'i ya Batı'da veya Batılıların kışkırtması ve organizasyonudur. Hepimizin gözü önünde Irak'ın petrollerine el koydular. İngiltere sömürgecilikten sonra tarihinin en iyi dönemini Tony Blair zamanında yaşadı. Dindar, sol tandanslı ve tabii ki serbest piyasa yanlısı Blair, diğer işgalcilerle Iraklıların 2 trilyon dolarlık petrollerine el koymasaydı, İngiliz ekonomisi düzelir miydi?
 
Niçin liberal ülkeler daha zengin?
Serbest piyasa bireylerin potansiylelerinin ortya çıkmasını sağlayan yegane sistemdir. Bu sistemde birey başarılı olduğu taktirde emeğinin karşılığını kat kat fazla alabileceği için gerektiği kadar değil, kendisinden beklenenden çok daha fazlasını verir. Seçme özgürlüğü olduğundan ve bir insanın ihtiyacını en iyi kendisi bilebileceğinden dolayı kaynaklar en verimli şekilde kullanılır.
Eğer zenginlik tek başına yeraltı kaynaklarına sahip olmak olsaydı, SSCB yıkılmazdı (Dünya petrol rezervlerinin %22si –dünya 1.si, doğalgaz rezervlerinin %40ı. Bunların dışında demir, altın, nikel, potasyum, elmas vs- ve bunlar Rusya nın bugünkü sınırları için geçerli, Orta Asya coğrafyasını da içeren bir SSCB düşünün) Savaşmak bir ülkeyi zengin etseydi, bugün süper güç ABD değil, Moğollar olurdu. Eğer İngiltere iki üç yılda Irak petrollerinden 2 trilyon dolar gelir elde ettiyse (ABD’nin aldığı hariç), bu para Saddam döneminde neredeydi? 2 trilyonu Irak nüfusuna böldüğümüzde 100bin dolar yapıyor.
Endüstri Devrimi ve sonrasındaki bilimsel ve teknolojik yenilikler hangi ülkelerden geldi? Düşüncenin ve bu düşünceyi paraya çevirme özgürlüğünün olduğu batıdan mı yoksa sosyalizmle yönetilen ülkelerden mi?

 

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

24 Ekim 2009 Cumartesi

TRT X Isteriz

Özel televizyonların iyi kötü yaptıkları bedava (reklam destekli) yayıncılığı yeterli görmeyen, mutlaka eğlence alma HAKlarının devlet tarafından karşılanması gerektiğini düşünenlere müjdeli haber geldi.

MP3 ya da MP4 çalarlar için de artık TRT'ye pay ödeyeceğiz. Üstelik bunlarda bandrol ücreti yüzde 16 olacak. Kararnameyle açıklanan ürünler dışında kalan ve içinde radyo-TV barındıran aletlerden de yüzde 16 TRT payı kesilecek. En önemli değişikliklerden biri de otomobil, kara ve hava taşıtlarıyla ilgili. Kararnameye göre otomobil, yat ve uçaklardaki radyo, TV ve navigasyon cihazları için mal sahibi aracın içindeki radyonun bedeli üzerinden değil aracın bedeli üzerinden TRT payı ödeyecek.(sabah)
Yani radyo frekansı yayan her cihazdan KDV haricinde birde TRT payı alınacak.  Umarım hayat pahalılığndan şikayet eden kişilerle eğlence hakkı isteyen kişiler aynı değildir.
Bu arada Sanayi ve Ticaret Bakanımız Nihat Ergün diyorki:
'Bugün itibariyle tüketim hacmi yüksek olan birtakım sektörlerden bazı kamu harcamalarının finanse edilmesi, bütçe açıklarının disiplin altına alınması ve geleceğe dair makro dengelerin bozulmaması açısından önemlidir. Her verginin rahatsız edici bir yönü vardır. Ben bunu kabul ediyorum ama vergi de kamu dengelerinin kurulması açısından vazgeçilmez bir kaynaktır. Dolayısıyla bunların bu dönem itibariyle kamu mali dengelerinin oluşturulmasına önemli bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Mali dengeler yeniden oluştuğunda eminim bu tür uygulamalar da gözden geçirilmiş olacaktır."
Bakanımız haklı, kimse kamu harcamalarını kısma gibi münafıklık istemez, hele de eğlence hakkımızı ilgilendiriyorsa.
 

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

14 Ekim 2009 Çarşamba

Dunyayi Seviyorsaniz Ucmadan Once Cise Gidin

Japon havayolu şirketi All Nippon Airways (ANA), uçuştan önce tuvalete gitmeleri çağrısında bulundu. Şirket, bu yöntemle daha az yakıt dolayısıyla da daha az karbon salınımı (ayda 5 ton kadar) olacağını savunuyor. (DailyMail)

Aslında kiloya göre bilet fiyatı da uygulanabilir. Bunun içinde kuresel ısınma gibi havadan nedenlere gerek yok; kilo arttıkça yakıt maaliyetinin artması. Tabi bu çok kolay uygulanabilecek bir olay değil. Öncelikle bilet sırasında kilo kontrolleri hiç hoş olmaz, bunun yanında kamuoyunda gelecek ayrımcılık tepkileri hatta davalar. Peki bütün bunlara neden vermeden ne yapılabilir; aklıma gelen en ideal yöntem hafif kilolular için yapılabilecek kampanyalar, mesela 70 kilonun altındaki ve 12 yaşın altındaki yolculara %15 indirim yapılabilir.

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

02 Ekim 2009 Cuma

Hayvanat Bahceleri ve Korumacilik

 Mark J. Perry

1. Amerika'daki bir hayvanat bahçesinin Güney Amerika, Afrika ve Asya'dan "yabancı" hayvan ithal etmesiyle bir Amerikalı tüketicinin aynı yerlerden yabancı ürün alması arasında temelde bir fark var mı?

2. İthal bir araba ya da lastiğe sahip olmak vatanseverliğe uygun değilse, aynı şekilde Çinli pandaları sergileyen bir hayvanat bahçesini ziyaret etmekte vatanseverliğe aykırı değil midir?

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

08 Eylül 2009 Salı

BM'nin Kahramanlari

Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanı Miguel D’Escoto Brockmann, Sosyalist Lider Evo Morales'e "Toprak Ana Dünya Lideri" ödülünü takdim etti. BM nin ödüllü liderler listesinde "Dayanışma Ödülü" alan Fidel Castro ve Tanzanya eski lideri Julius Nyererede bulunuyor.
 kaynak

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

02 Eylül 2009 Çarşamba

Ampule Ceza

Kuresel Isınma yaygarasıyla birlikte yasaklar da gelmeye başladı.
AB'de 1 Eylül itibariyle geleneksel ampul kullanımı yasak. Bu gidişle AKP, AB Projesi için amblemini değiştirmek zorunda kalacak.

kaynak 

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

Su Maaliyeti

İngiliz bilim adamı John Allen, günlük hayatın vazgeçilmez içeceklerinden kahve için dikiminden önümüze servis edilen süre zarfına kadar 140 litre su harcandığını söyledi. Bir ürünün üretim aşamasından işleme ve tüketiciye ulaştırma sürecine kadar tahmin edilenin çok üstünde su tüketildiğini belirten Allen'ın araştırması, bir bardak kahvenin üretim, paketleme ve ithalat süreci eklenince yaklaşık 140 litre suya mal olduğunu ortaya koydu. (sabah)
1 fincan kahve 140 litre, 1 hamburger 2400 litre, 1 T-Shirt 4000 litre. (unesco)
Suyun litresi ya Türkiye'de çok pahalı ya da dünyada çok ucuz.
Şaka bir yana acaba bu su sonra ne oluyor? Habere bakarsak herhalde uzaya falan gidiyor, dünyayla  alakası kalmıyor.

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Eko Sapiklik

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Saglik Sigortasi

Bugün Sabah Gazetesi'nde Ömer Taşpınar, ABD'deki sağlık sistemini yazmış. Sayın Taşpınar diyor ki:

Amerika'da Avrupa'da olduğu gibi bir sosyal devlet ve her vatandaşı kapsayan bir sağlık sigortası sistemi yok. 300 milyon vatandaşın 50 milyonu sigortasız. Aynı zamanda ABD dünyanın en pahalı ve en çok para harcayan sağlık sektörüne sahip. Bu sektörde inanılmaz rakamlar dönüyor. 14 trilyon dolarlık Amerikan ekonomisinde sağlık sektörü toplam rakamın yüzde 16'sını kapsıyor. Sadece kamu sektörü çalışanlarını kapsayan, emeklileri ve de en fakirleri içine alan sınırlı sağlık sigortası her yıl ortalama 50 milyar dolar açık veriyor. Bu gidişle devletin kendi çalışanları için sağladığı bu dar kapsamlı sigorta sistemi bile 2038 yılında iflas edecek gibi gözüküyor.
Birinci tespit 50 milyon kişinin sigortasız olduğu. Bir insanın sigortalı olmaması onun sağlık hizmeti alamayacağı anlamına gelmez. Peki sigortalı ile sigortasız arasındaki fark ne? Sigortalı kişi her ay sigorta şirketine ileride başına gelebilecek sağlık risklerine karşı kendini maddi anlamda güvenceye almak için belirli bir miktarlarda ödeme yapmaktadır. Yani bu kişi herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaştığında (sigorta poliçesinin kapsadığı) tedavi için eksta bir masrafta bulunmaz. Sigortası olmayan kişi ise sigorta şirketine para vermez ancak sağlık harcamalarını kendi karşılar.
Sağlık sigortasının zorunlu olduğu ve herkesten aynı primin alındığını düşünelim. Bu durumda sık sık sağlık harcaması yapmak zorunda kalan insanlar avantajlı olacakken, daha sağlıklı insanlar dezavantajlı durumuna düşer. Farzedin ki bir insan alkol ve sigara tüketimin yanında beslenmesine de hiç dikkat etmiyor ve spor yapmaktan bihaber, başka bir kişi de her yediği içtiğine dikkat ediyor, haftada üç gün spor yapıyor. Şimdi bu iki insanın aynı primi vermesi adil olur mu? İkinci kişinin verdiği primlerle birincinin sağlık harcamaları finanse edilir. Böyle bir sistemde ikincinin prim ödemek yerine acil durumlarda parasını çekebileceği bir finansal araca yatırım yapması daha mantıklı olur.
Sayın Taşpınar'ın ikinci tespiti ise sağlık sektöründe çok büyük rakamların dönmesi ve buna rağmen 50 milyon kişinin sigortasız olması. Yani sistem yazara göre verimsiz.
Acaba devlet nerede bireylerden daha verimli para harcamış merak ediyorum. Devlet 14 trilyon doların daha verimli bir şekilde harcanmasını nasıl sağlayacak? Kaldı ki devlet sağlık sektörüne el attığında ortada hala 14 trilyon dolar olacak mı?
Üçüncü tespit, sadece kamu çalışanlarını kapsayan sınırlı sağlık sigortasının her yıl ortalama 50 milyar dolar açık vermesi ve gidişata göre 2038 yılında iflas edecek gibi görünmesi.
Sınırlı bir haldeyken bile her sene 50 milyar dolar açık veren bir sistem herkesi kapsadığında ne kadar açık verecek acaba?

Güncelleme (10 Eylül): 50milyon olarak gösterilen sigortasız sayısı 30milyona düştü. (kaynak)

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This

18 Ağustos 2009 Salı

Kuba'dan Kacan Kacana

Cennet ülke Küba'nın vatandaşları ülkelerinin değerini bilmiyor. Sallarla sömürülmek için açık denizde emperyalist ABD'nin yolunu tutanlardan çıktığı ilk ülkede kaybolmayı seçenlere kadar birçok nankör Kübalı var.
4 Kübalı Basketbolcu Kayıp

Ağustos 2009: KÜBA Milli Basketbol Takımı'nın 4 oyuncusu, Kanarya Adaları'nda yaptıkları hazırlık maçlarından sonra kayboldular.... (Sabah)
Haziran 2007: Futbol takımının iki oyuncusu kaçtı. (japantimes)
Ağustos 2008: 3 Küba Milli Basketbolcusu kayıp (cbc.ca)
Ekim 2008: İki Milli Futbolcu Kayıp (WashingtonPost)

Digg It! Add to del.icio.us Stumble This
 
Clicky Web Analytics